romantik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
romantik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Eylül 2014 Cumartesi

Eğer Yaşarsam / Gayle Forman - Kitap Yorumu

Sıradan bir günde...
On yedi yaşındaki Mia, bir genç kızın isteyebileceği her şeye sahiptir: sevgi dolu bir aile, ona âşık bir erkek arkadaş, müzik ve olasılıklarla dolu parlak bir gelecek...
... bir saniyede her şey değişir...
Bir sabah ailesiyle yolculuğa çıkan Mia'nın hayatı bir anda altüst olur. Kendini, kaza geçirdikleri arabanın enkazından yaralı bedeninin çıkarılışını izlerken bulan genç kız, parçaları yavaş yavaş birleştirince neler kaybettiğinin ve geride bıraktıklarının farkına varacaktır. Hayat ve ölüm, mutlu bir geçmiş ve bilinmezliklerle dolu bir gelecek arasındaki ince çizgide yürüyen Mia, bir günde hayatının en önemli seçimini yapmak zorunda kalacaktır.
Eğer Yaşarsam, aşkın gücünün, ailenin gerçek anlamının ve yaptığımız seçimlerin dokunaklı hikâyesi…


Sayfa Sayısı: 256
Baskı Yılı: 2014
Yayınevi: Pegasus
Goodreads Puanı: 3.99
Benim Puanım : 5/5



____________________________



Bu kadar çok beğenilen ve konuşulan kitapları neden ben geç okuyorum bilmiyorum.Her seferinde de kafamı duvarlara vuruyorum neden daha önce okumadım diye.İşte Eğer Yaşarsam da benim geç okuduğum kitaplardan biri.Çıktığı andan beri bilsem de uzun zaman sonra alıp okudum.Sanırım bunda reklamı çok yapılıp,benim de koştura koştura alıp hiiç beğenmediğim birkaç kitabın etkisi var.





Kitabın filminin çıkacağını duyduğumda filmi kitabı okumadan önce izlemek istemediğimden artık kitabı almaya karar verdim ve hemen okumaya başladım.

Kitabın başında mutlu bir aile tablosu görüyoruz.Mia'nın ailesi her ne kadar kusursuz olmasa da sevgi dolu bir aile.Mia istediği birçok şeye sahip,hayalini gerçekleştiriyor yani çello çalıyor,popüler,yakışıklı ve onu seven bir erkek arkadaşı var,istediği sanat okuluna yeteneği sayesinde büyük ihtimalle gidecek.Tek sorunu erkek arkadaşını arkada bırakmak istememesi,onun dışında eğlenceli ve güzel bir hayatı var.Kim adında çok yakın bir arkadaşı var,yani normal standartlarda -hatta belki biraz üstünde- yaşayan bir kız.Kar tatilini fırsat bilip ailesiyle bir aile dostunu ziyarete giderken korkunç bir trafik kazası nedeniyle Mia için
toz pembe hayatı göz açıp kapayana kadar geride kalıyor.

Kitapta Mia'nın yaşamak ve ölmek arasındaki kararsızlığını okuyoruz .Yaşarsa asla eskisi gibi bir hayata sahip olamayacağını biliyor fakat ölürse de sevgilisi Adam ve çok yakın arkadaşı Kim'in çok üzüleceğini biliyor.Yazarın ele aldığı konuyu işleme biçimi ve duyguları yansıtma şekli harika.Çoğu zaman Mia'nın yerinde olsaydım ne yapardım diye düşünüp aynı kararsızlığı yaşadım.



Kitaba başlarken sıradan bir kitap olur ve beni etkilemez diye düşünmüştüm fakat yanılmışım,bazı yerlerde resmen hıçkırarak ağladım,belki çok duygusal olduğumdandır fakat bu kitap sizi ağlatmasa bile eminim içinizi sızlatacak.

Kitapta sık sık geri dönüşlere yer verilmiş.Böylece Mia'nın Adam'la olan ilişkisi,en yakın arkadaşı Kim ile tanışmaları,annesiyle babasının tanışmaları ve birçok konu hakkında bilgiler öğreniyoruz.Normalde geri dönüşlü kitapları pek sevmem ama bu kitapta geri dönüşlerde hiç sıkılmadım.Zaten o kadar akıcı bir dille yazılmış ki su gibi akıyor sayfalar.

Kitabı almakta tereddüdünüz varsa kafanızdan silin ve en yakın kitapçıdan ya da herhangi bir internet sitesinden bu kitabı alın.Hayatta bakış açınız mutlaka değişir tarzında bir şey söyleyemem ama en azından hayatımızın pamuk ipliğine bağlı olduğu ve sonuna kadar dolu dolu yaşamamız gerektiği gerçeğini bir kez daha aklınıza getirmiş olursunuz.

Film Hakkında





Film birçok ülkede vizyona girdi fakat Türkiye'de 19 Eylül 2014'te vizyona girecek.Bence Chloë Mia için iyi bir seçim ama Jamie benim kafamda canlandırdığım Adam tipine pek uymuyor.Ben daha sert bir imajı olan Adam hayal etmiştim.Gerçi Gus rolü için Ansel'i de başta beğenmemiştim fakat sonra çok iyi oynadı ve iyi ki de onu seçmişler diye düşündüm.Umarım Jamie'de de aynısı olur.


Türkçe altyazılı fragmanı aşağıdan izleyebilirsiniz.







Başka bir yorumda görüşmek üzere,hoşçakalııın.


1 Şubat 2014 Cumartesi

Senden Önce Ben-Yorum

Yaşamın ince detayları Loudan sorulur. Otobüs durağıyla ev arasında kaç adım var? Çalıştığı kafeye gelip gidenler nasıl bir hayat yaşıyor? Parlak yeşil elbisenin altına ne renk külotlu çorap giyilir? Onda bu soruların hepsinin cevabı var. Kolayca mutlu olabildiği küçücük dünyasında bilmediği tek şey hayatın çok daha karmaşık soru ve cevaplarla dolu olduğu...

Geçirdiği motosiklet kazasıyla hayatı altüst olan Will uzun süredir karmaşık sorularla meşgul. Bu hayatta diğer insanları mutlu eden küçük şeyler ona biraz olsun keyif vermiyor. Çevresindeki tüm renkler birden griye dönmüş ve böyle bir umutsuzluk içindeyken yapabileceği tek şeyin hayatını sonlandırmak olduğunu düşünüyor.

Peki, asık suratlı, aksi ve geçimsiz Will, Lounun rengârenk yaşamıyla karşılaşırsa neler olur? 

Mucizelere inanmıyorsanız durup bir kez daha düşünün...


(Kitabın arka kapağından)




Beklentilerimi çok yüksek tutarak aldığım bir kitaptı Senden Önce Ben.Beklentilerimi karşılamadı fakat yine de iyiydi.Ele aldığı konu kesinlikle çok güzel ve sarsıcıydı.Will'in o efsanevi yaşamının birden altüst olması insan hayatının aslında ne kadar çabuk değişebildiğini ve ölüme aslında ne kadar da yakın olduğumuzu hatırlatıyor.Yazarın üslubu da genel olarak akıcıyıdı.Genel olarak dedim çünkü bazı yerlerde o kadar ayrıntıya girmiş ki bu okuyan kişi için bir eziyet oluyor.Bir an önce bitse şu kısım dediğim yerler oldu yani.

İçinde anlatılan aşk hikayesi gerçekten hoştu.Aşkın engel tanımadığını göz önüne sermesi ve bunu anlatış biçimini de beğendim fakat sanki bir şeyler eksikti.O eksiğin de kitabın sonunu tahmin edebilmem olduğunu düşünüyorum çünkü kitapta sonla ilgili çok fazla ipucu verilmiş.O ipuçları az olsaydı,kitabın sonu daha şaşırtıcı ve daha etkileyici olabilirdi.




Lou aklımda hep cıvıl cıvıl ve hayat dolu bir karakter olarak kalacak.Şunu belirteyim ki Lou'yu çok sevdim.O cıvıl cıvıl hareketleri,umutsuzluğa düşmemesi ya da düşse de bunu kendi içinde halletmeye çalışması cidden çok hoştu bence.Will'i neşelendirmek için yaptığı organizasyonlar ve organizasyonları düzenlemek için canını dişine takarak çalışması da çok güzeldi.

Will ise Lou'nun aksine içine kapanık,depresif bir karakter.Bu kesinlikle normal çünkü vücudunun çok büyük bir kısmı felçli.Böyle bir insandan Lou gibi pozitif olmasını bekleyemeyiz değil mi?Will hakkında söyleyebileceğim bir tek kötü özellik var o da Lou'yu kendinden uzaklaştırması.Onun açısından bakarsak haklı olabilir ama herkes aşkı hak eder.Engelli olup olmaması önemli değil.Birbirlerine aşıkken Will'in Lou'yu sürekli kendinden uzaklaştırması kitaptaki sinir bozucu yanlardan biriydi.


Kitap hakkında yapılan yorumların aksine kitabın sonunda ağlamadım ve bunun sonunun çok tahmin edilebilir olduğundan kaynaklandığını düşünüyorum.Her şeye rağmen güzel bir kitaptı.Okumazsanız bir şey kaybeder ya da okursanız bir şey kazanır mısınız bilmem ama eğer ki aşkın hiçbir zaman sınır tanımayacağını anlatan,değişik bir hikaye arıyorsanız Senden Önce Ben'i okumanızı tavsiye ederim.